Makaleler

KREŞ YARDIMLARININ VERGİSEL BOYUTU

KREŞ YARDIMLARININ VERGİSEL BOYUTU

 

Ömer EMEN

Vergi Müdürü

 

ÖZET

Kadın istihdamı arttırmak amacıyla 7103 sayılı Kanun ile kadınlara işveren tarafından verilecek olan kreş hizmetlerinde vergi istisnası düzenlemesi getirilmiştir. Bu istisna hükmü, işveren tarafından kreş veya gündüz bakım evi hizmeti verilmek suretiyle sağlanan menfaatler ile işveren tarafından bu hizmetin verilmediği hallerde, ödemenin doğrudan bu hizmeti sağlayan kurumlara yapılması şartı ile Kanun’da belirtilen sınır çerçevesinde uygulanabilecektir. Toplumumuzda kadın hizmet erbabına işveren tarafından doğrudan nakit yardım yapılacağı yönünde algı yaratan bu teşvik unsurunun vergisel yönden değerlendirilmesi ve teşvik uygulamasının ne şekilde gerçekleştirileceğine ilişkin değerlendirmeler bu makalenin konusu oluşturmaktadır.

 

Anahtar Kelimeler: Kreş Yardımı, Bakım Evi Yardımı, Kreş Yardımlarında Vergi İstisnaları, Bakıcı Yardımları.

 

GİRİŞ

7103 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 23. maddesine eklenen bent ile işverenler tarafından kadın hizmet erbabına kreş ve gündüz bakım evi hizmeti verilmek suretiyle sağlanan menfaatler ile bu hizmeti veren kurum ve kuruluşlara ödemenin doğrudan yapılması şartı ile aylık brüt asgari ücretin %50’si kadarlık yardımların gelir vergisinden istisna edileceği hüküm altına alınmıştır.

Ekonomik veya farklı nedenlerle çalışmak zorunda kalan çocuk sahibi kadınlara çocuğun işveren tarafından açılan kreşe gönderilmesi ya da kreş hizmeti veren kurum ve kuruluşlardan bu hizmetin temin edilmesi hallerinde gelir vergisi istisnası uygulaması 27.03.2018 tarihinden itibaren yürürlükte bulunmaktadır.

Birçok haber sitesinde “Çalışan annelere kreş yardımı yapılacak” başlıklı haberler nedeniyle toplumumuzda işveren tarafından yardım yapılmasına ilişkin kanuni bir düzenlemeye gidildiği algısı oluşmuştur. Ancak yapılan düzenleme, yalnızca belli şartlarda personele sağlanan bu menfaatlerin gelir vergisinden istisna edilmesi yönündedir. Bu makalede yardımın ne şekilde yapılabileceği, bu istisnadan hangi şartlarda yararlanılabileceği gibi konular hakkında değerlendirmeler yer almaktadır.

 

I. İŞVERENLER TARAFINDAN KREŞ HİZMETİ SUNULMASI DURUMUNDA İSTİSNA UYGULAMASI

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 30 maddesine dayanılarak çıkarılan, 16 Ağustos 2013 tarihli Resmî Gazete ’de Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik’in 13. maddesi ile işverenlere işyerlerinde emzirme odası ve kreş açma zorunluluğu getirmiştir.

Söz konusu Yönetmelik’te “Yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 100-150 kadın çalışanı olan işyerlerinde, emziren çalışanların çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine en çok 250 metre uzaklıkta EK-IV’te belirtilen şartları taşıyan bir emzirme odasının kurulması zorunludur.

Yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 150’den çok kadın çalışanı olan işyerlerinde, 0-6 yaşındaki çocukların bırakılması, bakımı ve emziren çalışanların çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine yakın EK-IV’te belirtilen şartları taşıyan bir yurdun kurulması zorunludur. Yurt, işyerine 250 metreden daha uzaksa işveren taşıt sağlamakla yükümlüdür.” hükümlerine yer verilmiştir.

Bu yönetmelik kapsamında 150’den fazla kadın hizmet erbabı istihdam eden işyerlerinde 0-6 yaş arasındaki çocukların bırakılması ve bakımı amacıyla kreş veya bakım evi kurulması zorunludur. Yönetmelik hükmüne uyarak kreş ya da gündüz bakım evi açan işverenler tarafından hizmet erbabına çocuklarının bakımı hizmetine istinaden bir menfaat sağlanması durumu söz konusu olmaktadır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesinde işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olarak tanımlanmış ve ücretin farklı adlar altında yapılmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği belirtilmiştir.

Yönetmelikle getirilen zorunluluk nedeniyle kreş veya gündüz bakım evi açarak hizmet erbabının 0-6 yaş arası çocuklarına bakım hizmeti sunan işverenler tarafından kreş veya gündüz bakım evi hizmetinden yararlanan personele sağlanmış bir menfaat söz konusu olmaktadır. Gelir Vergisi Kanunu’na göre işveren tarafından hizmet erbabına sağlanan menfaatler gelir vergisine tabi olduğundan, yukarıda belirtilen şekilde işveren tarafından sağlanan kreş hizmeti ücret olarak değerlendirilmekte ve gelir vergisi ve damga vergisi kesintisine tabi tutulmaktadır.

Yapılan düzenleme ile işveren tarafından kadın hizmet erbabına kreş veya gündüz bakım evi hizmeti verilmek suretiyle sağlanan menfaatlerin gelir vergisinden istisna tutulması sağlanmıştır. Kanun düzenlemesinde kadın hizmet erbabına sağlanan menfaatler vurgusu yapıldığından dolayı işveren tarafından açılan kreş veya gündüz bakım evinden erkek hizmet erbabının yararlanması durumunda herhangi bir istisna hükmü bulunmamaktadır. Böyle bir durumda kreş veya gündüz bakımevinin aylık maliyeti bulunmak suretiyle her bir çocuğa isabet eden tutar tespit edilerek bu tutarın personelin bordrosuna dahil edilmesi, gelir vergisi ve damga vergisi kesintisine tabi tutulması gerekmektedir.

 

II. İŞVEREN TARAFINDAN KREŞ HİZMETİ SUNULMAMASI HALİNDE BU HİZMETİ SUNAN KURUMLARA ÖDEME YAPILMASI VE PERSONELE NAKİT KREŞ YARDIMI YAPILMASI DURUMUNDA İSTİSNA UYGULAMASI

  • İşveren Tarafından Kreş veya Gündüz Bakımevi Hizmeti Sunan Kurumlara Ödeme Yapılması

Bazı işyerlerinde kreş veya gündüz bakım evi açma zorunluluğu bulunsa dahi bu zorunluluğa uyulmadığı görülmektedir. Kreş veya gündüz bakım evi açma zorunluluğu bulunduğu halde bu yükümlülüğü yerine getirmeyen işverenler veya kreş açma zorunluluğu bulunmayan işverenler bazı durumlarda çalışanları motive etme adına çalışanların çocukları için bu hizmeti veren kurumlarla anlaşma yoluna gidebilmekte veya çalışanın kreş ödemelerine ilişkin faturayı işverene ibraz etmesi durumunda kreş tutarının tamamını ya da bir kısmını çalışana ödeyebilmektedir. Böyle bir durumda istisna uygulamasının ne şekilde gerçekleştirileceği önem arz etmektedir.

İşveren tarafından kreş veya gündüz bakım hizmetinin verilmemesi durumlarında bazı işverenler bu hizmeti veren kurumlarla anlaşarak hizmet erbabına bu şekilde menfaat sağlayabilmektedirler. Hizmet erbabına bu şekilde sağlanan menfaatlerin de Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesi kapsamında ücret olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan düzenleme ile kadın hizmet erbabına kreş veya gündüz bakım hizmetlerinin işveren tarafından verilmediği durumlarda, işveren tarafından ödemenin doğrudan bu hizmeti sağlayan kurum ve kuruluşlara yapılması şartı ile asgarî ücretin aylık brüt tutarının %50’sini aşmamak üzere istisnadan yararlanılması mümkün bulunmaktadır. Örneğin işveren, kadın hizmet erbabı için kreş veya gündüz bakımevi hizmeti sağlayan bir kuruluşa 1.500,00 TL tutarında ödeme yaparsa tutarın tamamının bordroya dahil edilmesi gerekmektedir. İlgili ayda personelin gelir vergisi matrahının tespitinde istisna had olan 1.014,75 TL indirim konusu yapılabilecektir.

Hizmet erbabına sağlanan menfaatin ücret gideri olarak değerlendirilmesi gerektiği düşünüldüğünde hizmet erbabı için kreş veya gündüz bakımevi hizmetini sunan kurum tarafından düzenlenen faturada yer alan KDV tutarının indirimi konusu yapılmaksızın toplam tutarın brütleştirilerek bordroya dahil edilmesi gerekmektedir.

Bir üst bölümde izah edildiği üzere söz konusu istisna hükmü kadın hizmet erbabına yönelik bir düzenleme olduğundan dolayı erkek hizmet erbabı için kreş veya gündüz bakım hizmetlerinin işveren tarafından verilmediği durumlarda, işveren tarafından ödeme doğrudan bu hizmeti sağlayan kurum ve kuruluşlara yapılsa dahi söz konusu tutar ücret olarak bordroya dahil edilmeli ve gelir vergisi matrahının tespitinde indirim olarak dikkate alınmamalıdır.

Hizmet erbabının kreş masrafları ile ilgili olarak hizmet erbabı tarafından ödemenin yapılarak faturanın temin edilmesi ve bu faturanın işverene ibraz edilerek işveren tarafından hizmet erbabına ödemenin yapılması oldukça sık karşılaşılan bir uygulamadır. Böyle bir durumda yapılan ödemenin Kanun metninde ödemenin işveren tarafından doğrudan hizmet sağlayan kurum ve kuruluşlara yapılması şartı yer aldığından istisnadan yararlanması mümkün bulunmamaktadır. Ancak olayın esası değerlendirildiğinde ödeme yine işveren tarafından yapılmakta ve hizmet erbabının burada yalnızca ödemeye aracılık etmekte olduğu düşünüldüğünde kadın hizmet erbabı için belirtilen şekilde yapılan ödemelerde istisnadan yararlanılabileceği düşüncesi ortaya çıkmaktadır. Bu şekilde istisnadan yararlanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle yapılacak tarhiyatlarda, uygulamanın hizmet erbabının ödemeye aracılık ettiği noktasında savunulabilir olduğu kanaati oluşmakla birlikte, riskten uzak bir yaklaşım sergilenmek istenmesi halinde belirtilen şekilde yapılan ödemelerde istisna hükmünün uygulanmaması yararlı olacaktır.

  • İşveren Tarafından Yapılan Nakit Kreş Yardımları

İşverenler tarafından çalışanın motivasyonunu yükseltme amacıyla çocuk sahibi hizmet erbabına ücretinin yanı sıra kreş yardımı, eğitim yardımı gibi adlarla çeşitli ödemeler yapılması söz konusu olabilmektedir.

İşveren tarafından kreş çağındaki çocukların kreş masraflarına ilişkin olarak hizmet erbabına doğrudan nakit yardım yapılması durumunda, herhangi bir istisna hükmü uygulanmaksızın söz konusu yardım tutarı üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir. Yine benzer şekilde, personele bakıcı masraflarına ilişkin olarak yapılan ödeme kalemlerinin ücret olarak değerlendirilerek bordroya dahil edilmesi uygun olacaktır.

 

III. YAPILAN YARDIMLARIN DAMGA VERGİSİ KESİNTİSİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

İşveren tarafından kreş veya gündüz bakımevi hizmeti verilmek suretiyle sağlanan menfaatler, ödemenin işveren tarafından yapılması şartıyla işveren tarafından bu hizmetin verilmediği durumlarda bu hizmeti sağlayan kuruluşlara ödeme yapılmak suretiyle sağlanan menfaatler ve personele doğrudan kreş yardımı adı altında nakit olarak ödenen menfaatlerin genel olarak Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesi çerçevesinde ücret olarak nitelendirilmesi gerekmektedir. Makalede açıklandığı üzere, menfaatin sağlanma şekline bağlı olarak bu ödeme kalemlerinin gelir vergisi istisnasından yararlanması mümkün bulunmaktadır. Yapılan düzenleme ile yalnızca gelir vergisi yönünden bir istisna hükmü getirildiğinden ücret olarak değerlendirilen bu ödeme tutarlarının tamamı üzerinden damga vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir. Gelir vergisi istisnalarının dikkate alınması nedeniyle damga vergisi yönünden de istisna uygulaması yapılması sıklıkla karşılaşılan ancak hatalı bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır.

Personele çeşitli adlar altında yapılan kreş yardımı ödemelerinde gelir vergisi yönünden istisna uygulansa dahi damga vergisi yönünden herhangi bir istisna hükmü bulunmadığından bu ödemelerin damga vergisi kesintisine tabi tutulması hususunun atlanmaması önem arz etmektedir.

 

SONUÇ

Yapılan düzenleme ile kadın hizmet erbabına işveren tarafından belirli şartlar dahilinde sağlanan kreş yardımlarının gelir vergisinden istisna edilmesine olanak tanınmıştır. Her ne kadar istisna hükmünün yalnızca kadın hizmet erbabına yönelik düzenlenmesi kadın-erkek eşitliğine aykırılık teşkil ediyor görünse de kadın istihdamının arttırılmasına yönelik önemli bir teşvik unsuru olarak değerlendirilmelidir.

İşveren tarafından kreş veya gündüz bakımevi hizmetinin verilmediği durumlarda, hizmet erbabı tarafından kreşe ödeme yapılması ve bu tutarın işveren tarafından çalışana ödenmesi durumunda Kanun hükmüne göre istisnadan yararlanılması mümkün bulunmamaktadır. Ancak makalede detaylarına yer verildiği üzere, burada hizmet erbabı yalnızca ödemeye aracılık etmektedir. Bu nedenle Kanun hükümlerinin bu hususlar dikkate alınarak yeniden düzenlenmesinin yararlı olacağı kanaatindeyim. Aksi durumda işverenin kreşe ödemeyi doğrudan yapmıyor olması nedeniyle sıkça uygulanan bu yöntem nedeniyle birçok kadın çalışana bu şekilde sağlanan menfaatler için istisna uygulanamayacak ve haksız vergileme söz konusu olabilecektir.

Kreş yardımları ile ilgili olarak gerek gelir vergisinden istisna olan ücret unsurunun damga vergisinden de istisna olacağı yanılgısından gerekse vergi tutarlarının düşük olması nedeniyle damga vergisi hesaplamaları göz ardı edilmektedir. Personele yapılan ödemelerin vergilendirilmesi yönünden yapılacak incelemelerde eleştiriye maruz kalınmaması için yapılan yardımlarda damga vergisi kesintilerinin yapılması yararlı olacaktır.